T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Galata Mevlevihanesi Müzesi Müdürlüğü

Müze Hakkında

1.JPG 


GALATA MEVLEVİHANESİ MÜZESİ                                  

Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nin bir ucunda, Tünel meydanından Galipdede Caddesi’nden aşağıya doğru inmeden hemen solda tarihi Cümle kapısıyla Galata Mevlevihanesi Müzesi sizi karşılar. Osmanlı döneminde Galata veya Kulekapısı Mevlevihanesi, Galipdede Tekkesi adlarıyla anılmış olan Mevlevihane, 1481 yılında kurulmuş olan “Galata Sarayı Endurun Mektebi” ile birlikte Beyoğlu’ndaki en önemli Osmanlı eserlerindendir.

Galata Mevlevihanesi II. Bayezid (1447 – 1512) döneminde 1491 de Afyon Mevlevihanesi Şeyhi Divane (Semaî) Mehmed (Çelebi) Dede tarafından İskender Paşa’nın Galata’daki arazisi üzerinde kurulan İstanbul’un ilk Mevlevihanesidir. “Küçük Kıyamet” adı verilen 1509 İstanbul depreminden etkilenen Mevlevihane yapıları 17.yüzyıl başından itibaren birçok onarım ve yenilemeler geçirerek büyük bir külliye halini almıştır. Bilinen ilk onarım 1649/ 50 tarihinde Tersane ve Matbah Emini İsmail Ağa’nın imar faaliyetleridir. 1765 de Büyük Tophane yangınında hasar gören Mevlevihane aynı yıl Sultan III. Mustafa (1717 - 1774) tarafından Sultan Yenişehirli Osman Efendi bina emini tayin edilerek onarılmıştır. 1791 de Şeyh Galib’in meşihata atanmasıyla Sultan III. Selim’in (1761–1807) gerçekleştirdiği onarımlar sonucunda Mevlevihane yenilenmiştir. 19.yüzyılda Sultan II. Mahmud (1784 – 1839) döneminde 1819 ile 1835 yıllarında, Sultan Abdulmecid (1823 – 1861) döneminde 1851 ile 1859 yıllarındaki imar faaliyetleriyle Mevlevihane son şeklini almıştır.

1925 yılında 677 sayılı Kanun ile tekkeler kapatıldıktan sonra Mevlevihane fonksiyonu sona eren Mevlevihane’nin Semahane binası bir süre 35. İlk Mektep olarak kullanıldıktan sonra, 2 Ekim 1946 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile müze olması için Maarif Vekâleti ’ne devredilmiştir. Bu arada kullanılmayan Matbah-ı Şerif, Harem Dairesi, Semahane girişindeki iki türbe ve Derviş Odalarının bir kısmının olduğu ahşap yapılar kullanılmadığından yıkılmıştır. Müze olması için Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü’ne bağlanmasına rağmen Semahane binası bir süre lojman olarak kullanılmış, Kültür Müsteşarı Mehmet ÖNDER’in çabalarıyla 1967–1975 yılları düzenlemelerinden sonra 27 Aralık 1975 günü “Divan Edebiyatı Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

2005-2009 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Semahane binasının restorasyonu gerçekleştirilmiştir. Müze olarak yeniden fonksiyon kazanması İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı katkılarıyla olmuştur. AKBA’nın katkılarıyla 2009-2011 yılları arasındaki çalışmalarla alet Said Efendi Türbesi, Şeyh Galip Türbesi, Sebilküttab binaları restore edilmiştir. Semahane binasında gerçekleşen Müze Teşhir Tanzim ve Çevre Düzenlemesi çalışmalarıyla müze fonksiyonu kazanmış olan Galata Mevlevihanesi 21 Kasım 2011 günü çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden ziyarete açılmıştır.

MÜZENİN BÖLÜMLERİ

Bahçede Şeyh Galip Türbesi ve Halet Efendi Türbeleri ziyarete açılmıştır. Müze sergi makamları Semahane binasında yer almaktadır. Semahane girişinde Sema alanı, alt katta Derviş Odaları ile üst kat mahfiller olmak üzere üç katlı bir plandan oluşmaktadır.

  1. Semahane (Giriş);

    Galipdede Caddesi üzerindeki Semahane’nin Cümle Kapısı’ndan girilip orta avluya vardığınızda sizi mermer döşemeli yoldan girilen Semahane binası karşılar. Üzerinde Sultan Abdülmecid dönemine ait onarıma işaret eden kapıdan girdiğinizde ceviz ağacından döşemeli Sema alanı karşınıza çıkar. Divan Edebiyatı Müzesi döneminde bu alanın etrafına yerleştirilen ve mekânın bütünlüğünü bozan vitrinler son restorasyonlarda kaldırılarak özgün mimari doku ortaya çıkarılmıştır. Duvar ve tavanda bulunan kalem işlerinin temizliği yapılmış, tavanın ortasında bulunan sonradan getirilip yerleştirilen buraya statik açıdan uygun olmayan Sultan Abdulmecid Türbesi avizesi iade edilmiştir. Sol tarafta Bacılar Dairesi adı verilen Kadınlar Maksuresi, üst katlarda ise mahfiller görülmektedir.

  2. Derviş Odaları (Alt kat) Sergilemesi;

    Müzenin ana konusu Derviş odalarında anlatılmaktadır. Sufilik ve tarikatlar ile başlanarak bu bölüm Son Mevleviler konusuyla ile sona ermektedir.

    Gezi sırasına göre; Soldan ilk oda buluntular, ikinci oda teber, keşkülü fukara, mutteka, nefir ve tacı şerif gibi tarikat eşyaları, üçüncü oda Matbah-ı Şerif, dördüncü odada Mevlevi kıyafetleri ve Galata Mevlevihanesi tarihçesi, anlatılarak özgün bağdadi duvar dokusu görülmektedir.

    Orta holün karşısındaki beşinci oda Mesnevi, orta holün sağ tarafındaki odalarda, oda vitrinler şeklinde Derviş odaları canlandırılmıştır. Altıncı oda Mevlevilik ve Edebiyat, yedinci oda Mevlevilikte İbadet ve zikir, sekizinci oda Mevlevilik ve Tekke Musikisi, dokuzuncu oda Mevlevilik ve Güzel Sanatlar sergilemesinden sonra onuncu odada Mevlevi Dedesi önünde bir semazen figürünün görüleceği hologram gösterisi mevcuttur. Onbirinci ve son oda ise “Son Mevleviler” konuludur.

    Derviş odalarının orta meydanında vitrin içinde Gülabdan ve kandil sergilemeleriyle, oturma grupları, Müzenin tarihinin anlatıldığı sinevizyon gösterisi; mekanın duvarlarında hat levhaları, Mevlevihane’nin eski fotoğrafları, Türkiye ve Dünya Mevlevihaneleri haritaları mevcuttur.

  3. Mahfiller (Üst Kat);

Semahane’nin mihrap hariç üç bir yanını çevreleyen ve Sema alanına bakan mahfillerde Müze koleksiyonundaki diğer eserler sergilenmektedir. Soldan başlayarak üst kat arka oda ve mahfillerde sırasıyla; Mustafa Düzgünman ve Ebru sergisi, Hat Sanatı sergisi, Hilye-i Şerif levhaları sergisi, Mıtrıb Maksuresi’nden geçilerek sağ bölümde Çelebi Mahfili, Hünkar Mahfili ve devamında Mehter ve Müzik aletleri sergilemeleri görülebilir.

Osmanlı döneminde yabancıların Mevlevihaneyi ziyaretlerinde Sema törenlerini izlediği bölüm olan Ecnebiler Mahfili duvarları Adolphe Jean-Baptiste Bayot,Emedeo Preziosi’nin Galata Mevlevihanesi’ni resmettikleri gravürleri ve Hans Christian Andersen’in Mevlevihaneyi ziyaretinden sonra izlenimleri bulunmaktadır.

  

     Hazırlayan: Yavuz ÖZDEMİR - Müze Müdürü (Arkeolog)